20100805

Sevgili Jung, ilkellerin dünyasından bildiriyor.

"Nil'de yaşayan Dinkalar bir suaygırı öldürdüklerinde, hayvanın karnını yararlar. İçlerinden biri hayvanın içine girip diz çöker ve omuriliğinde yaşadığına inandıkları hayvanın ruhuna seslenerek şu duayı yapar: "Sevgili ve iyi suaygırı, seni öldürdüğümüz için bizi bağışla. Bunu kötülük için değil, etine gereksinim duyduğumuzdan yaptık. Erkek ve kız kardeşlerine öldürüldüğünü sakın anlatma, onlara insanları çok sevdiğini söyle. Biz de seni çok seviyoruz ve etini severek yiyeceğiz. Eğer öfkeye kapılıp erkek ve kız kardeşlerine buradan gitmelerini öğütlersen bizi etten yoksun bırakırsın." Buna benzer gösteriler, yerlilerin savaşa gittiklerinde ve içlerinden birini dövüşte kaybettiklerinde de görülür. Aslında ender savaşırlar ve fazla da kan dökülmez. Düşmanı öldüren savaşçı galip olarak, değerli savaşçı olarak geri döner. Onu nasıl ödüllendirilmeli? Soydaşları hemen yanından uzaklaşır, onu hapseder ve iki boyunca kan dökücü alışkanlığından kurtulması için hiç et vermezler."

Carl Gustav Jung
İnsan Ruhuna yöneliş

5 yorum:

Pink Freud dedi ki...

Buna benzer bi olay Avatar'da da vardı.

Burak Özkan dedi ki...

Film olanında mı, yoksa çizgi dizisinde mi?

Ayrıca, bu yazıyı sana ithaf ediyorum; önceden de değinilen hayvan konusu sebebiyle. :)

Pink Freud dedi ki...

Filmi Avatar diyip geçmemek lazım.d
Ordaki insanlara özendim tam bulunmak istediğim toplum.d

Burak Özkan dedi ki...

He pardon, sen sanırım 3D Avatar'dan bahsediyorsun, ben şu çizgifilmden bahsediyorsun sanmıştım. Kaldı ki, Avatarda buna benzer bir sahne hatırlamıyorum. Nasıl bir şeydi?

Pink Freud dedi ki...

Avladıkları bi hayvanın yanına gidip üzgün olduklarını teşekkür ettiklerini falan söylüyorlardı.